ekspresyonizm
Büyüt
Dışavurumcu resim örneği: Eduard Kosmack'ın portresi, Egon Schiele 

Ekspresyonizm nedir?

Resimde, edebiyat ve musikide bir sanat stilidir. 20. yüzyılda, bilhassa resim ve plastik sanatlarda gelişmiştir. 19. yüzyılın Natüralizm, empresyonizm ve akademizmine reaksiyon olarak başlamıştır. Bu stilde esas, tabiatı göründüğü gibi, aynen resmetmek değil, insanın ruhunda uyandırdığı intiba ve tesiri ifade etmektir. Bu stilin kurucuları Cezanne, Van Gogh, Munch, Hodler ve Gaugin'dir. Ekspresyonizm, 20. yüzyılda çok taraftar bulmuş, modern sanatın bütün çeşitlerinin, bu arada Kübizm ve Sürrealizmin kaynağı olmuş ve sanatın her dalında geniş etkiler yapmış ve birçok eserlerin meydana gelmesine yol açmıştır.

Ekspresyonizm aşırı subjektiflikle şiddetli duygulara yer veren ve herhangi bir alanda anlatım imkanlarının sınırını zorlayan sanat akımı olarak Orta Avrupa’da gelişti. Genellikle Almanya’da sanat dallarının hepsinde etkili oldu. Özelliği sanat ve toplumda kabul edilmiş biçim ve geleneklere bir başkaldırı niteliği taşımasıdır. Bu akımın içinde yer alan Alman ekspresyonistleri ordu, okul, ataerkil aile ve imparatorluk gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıktılar. Fakat toplum dışına itilmiş yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, sokak kadınlarının ve eziyet edilen gençlerin yanında yer aldılar.

Akım, özellikle yetenekli sanatçılara yeni bir düzeni kurma görevi de yüklemiştir. Bu akımın ilk belirtileri 19. yüzyılın sonlarında Van Gogh, Munch, Ensor ve Toulouse-Lautrec’in bazı eserlerinde görüldü. Zamanla Almanya’da gelişti. 1905’te, Kirchner, Heckel, Schmidt-Rottluf, Pechstein, O. Mueller ve Nolde, Die Brucke topluluğunda bir araya geldiler. Bu sanatçıların resim ve gravürlerindeki ayırt edici özelliği; renklerin gerçekdışılığı, çarpıtmalar, insan yüzünün ve manzaraların dikkat çekici bir stilizasyonla verilmesi oldu. Buna karşılık, Münihli ressamlardan (Kandinsky, Marc, Macke, Jawlensky) meydana gelen Blaue Reiter topluluğu da Die Brücke’nin yanı sıra aynı ölçüde renkli, fakat daha akılcı, daha az kötümser ve kısa bir süre sonra da soyut araştırmalara yönelecek olan bir sanat anlayışından yanaydı.

ekspresyonizm

O dönemin Berlin’deki sanat ortamında, ekspresyonizmle, fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pekçok ilişki vardı. Ekspresyonizm heykelcilik, perde oyunları ve sinemada da kendini gösteren bir tarzda ortaya kondu. Ekspresyonist oyunların çoğunda çocukların ana babalarını suçladıkları, sık sık saldırıya ve öldürmeye varan şiddet eylemlerine de başvurarak bağımsız bireyler olduklarını ispatlamaya çalıştıkları sahneler yer aldı. Ekspresyonist sahne tekniklerinden büyük ölçüde etkilenen ilk filmler, baş kişinin subjektif dünyasını dekor aracılığıyla iletmeye çalıştı.

Bunlardan en meşhuru olan Dr. Caligari’nin Muayenehanesi’nde deli bir adam, deli bir kadına, akıl hastanesine gelişinin hikayesini kendine mahsus bir dekor biçimiyle anlatıyordu. Dekor olarak kullanılan çarpık sokak ve evler bir delinin iç dünyasını aksettiriyordu. Ekspresyonizm 1920’lerin ortalarında sönmeye başladı; 1933’te Naziler iktidara geldikten sonra ise bu akım içinde yer alan eserlerin çoğu yoz sanat ürünleri olarak damgalandı. Hatta yayınlar ve oyunlar yasaklandı. Bunun üzerine bu akımda yer alanların büyük bir kısmı Almanya dışına (özellikle ABD’ye) gittiler.

Ekspresyonizmin akımının özellikleri

• İnsanın iç dünyasına ait duygularını, yani ruhsal durumlarını anlatmak esastır.
• Ekspresyonistler, kendi iç dünyalarına yöneldiklerinden iç gözleme büyük önem vermişlerdir.
• Ekpresyonistler, bir nesneyi bütün somut ilişkilerinden ayırmak, onu çıplak ve yalnız olarak bireysel zihnin katışıksız bir ürünü olarak değerlendirmek istemişlerdir.
• Dış alemin anlamsızlığına, ruh ve anlam kazandırmayı düşünmüşlerdir.
• Ekspresyonistler, sanatçının görevinin, insanın öz derinliğine inmek olduğunu ve özün kavranması için de aklın kontrolünde olmamak gerektiğini belirtmişlerdir.
• Bu edebiyat akımında çelişmelerin ruhsal durumu, bozguncu renkler, garip biçimlerle haykırışlar yer alır.
• Bozulmuş çizgi ve şekiller, abartı renkleri ile duygusal bir iz bırakmayı hedefler.
• Ekspresyonist bir sanat eserini yorumlarken çizgilerin, renklerin kullanımına dikkat edilmelidir. Sivri ve keskin çizgiler, kırmızı ve tonları öfkeyi ön plana çıkarırken, dairesel oluşumlar, mavi ve tonları daha çok sakinliği vurgular.

Sözlükte "ekspresyonizm" ne demek?

1. Dışavurumculuk.

Ekspresyonizm kelimesinin ingilizcesi

n. expressionism
Köken: Fransızca